From the Guidelines
Empirik antibiyotik tedavisi, özellikle sirozlu hastalarda üst gastrointestinal kanamaya eşlik eden yüksek enfeksiyon riski nedeniyle bu hastalara uygulanmalıdır. Bu recomendasyon, sirozlu hastaların gastrointestinal kanamaya sahip olmalarının, kötü sonuçlar dahil olmak üzere yeniden kanama ve mortaliteyi artırabilen artmış enfeksiyon riski ile ilişkili olduğu kanıtlarına dayanmaktadır 1. Antibiyotiklerin, özellikle norfloksasin 400 mg iki kez günlük veya seftriakson 1 gram günlük 5-7 gün süreyle uygulanması, bu hastalara kısa süreli antibiyotik profilaksisi olarak önerilmektedir. Non-sirozlu hastalarda ise antibiyotiklerin, spesifik enfeksiyon belirtileri olan vakalarda değil, empirik olarak kullanılmasından kaçınılmalıdır. Antibiyotik kullanım kararı, hastanın klinik durumu, komorbiditeleri ve enfeksiyon risk faktörlerini dikkate almalıdır. Gerekli olmayan antibiyotik kullanımı, antimikrobiyal direnci, Clostridioides difficile enfeksiyonu ve diğer advers etkileri tetikleyebilir, bu nedenle dikkatli kullanım önemlidir. Sirozlu hastalarda, özellikle üst gastrointestinal kanamaya eşlik eden yüksek enfeksiyon riski nedeniyle, empirik antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Bu recomendasyon, sirozlu hastaların gastrointestinal kanamaya sahip olmalarının, kötü sonuçlar dahil olmak üzere yeniden kanama ve mortaliteyi artırabilen artmış enfeksiyon riski ile ilişkili olduğu kanıtlarına dayanmaktadır 1. Antibiyotiklerin, özellikle norfloksasin 400 mg iki kez günlük veya seftriakson 1 gram günlük 5-7 gün süreyle uygulanması, bu hastalara kısa süreli antibiyotik profilaksisi olarak önerilmektedir. Aşağıdaki nedenlerle empirik antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır:
- Sirozlu hastalarda üst gastrointestinal kanamaya eşlik eden yüksek enfeksiyon riski
- Antibiyotiklerin, kötü sonuçlar dahil olmak üzere yeniden kanama ve mortaliteyi azaltabileceği kanıtları
- Gerekli olmayan antibiyotik kullanımının, antimikrobiyal direnci, Clostridioides difficile enfeksiyonu ve diğer advers etkileri tetikleyebileceği. Özetle, empirik antibiyotik tedavisi, sirozlu hastalarda üst gastrointestinal kanamaya eşlik eden yüksek enfeksiyon riski nedeniyle bu hastalara uygulanmalıdır.
From the Research
Gastrointestinal Kanamalarda Ampirik Antibiyotik Tedavisi
Gastrointestinal (GI) kanamalarda ampirik antibiyotik tedavisi gerekip gerekmediği konusunda çeşitli çalışmalar yapılmıştır.
- GI kanamaların yönetimi ve tedavisi konusunda 2 tarafından yapılan bir çalışmada, hastaların hızlı ve doğru şekilde teşhis edilmesi, risklerinin belirlenmesi ve uygun şekilde resüsitasyonlarının yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
- Ancak, bu çalışmada ampirik antibiyotik tedavisine özel olarak değinilmemiştir.
Ampirik Antibiyotik Tedavisinin Yararları
Bir diğer çalışmada 3, sirozlu hastalarda üst GI kanamalarında antibiyotik profilaksisinin yararları incelendi.
- Bu çalışmada, antibiyotik profilaksisinin mortalite, bakteriyel enfeksiyonlar, yeniden kanama ve hastanede kalma süresini azalttığı gösterildi.
- Ayrıca, farklı antibiyotik rejimlerinin karşılaştırıldığı çalışmalarda, hiçbirinin diğerine üstün olmadığı görüldü.
Antibiyotik Tedavi Süresinin Etkisi
4 tarafından yapılan bir çalışmada, sirozlu hastalarda üst GI kanamalarında antibiyotik profilaksisi süresi incelendi.
- Bu çalışmada, 1-3 gün antibiyotik tedavisi alan hastaların, 7 gün veya daha uzun süre antibiyotik tedavisi alan hastalarla karşılaştırıldığında, enfeksiyon gelişme oranlarında anlamlı bir fark bulunmadığı görüldü.
- Ayrıca, kısa süreli antibiyotik tedavisi alan hastalarda, C. difficile enfeksiyonu gelişme riskinin daha düşük olduğu görüldü.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
5 tarafından yapılan bir çalışmada, üst GI kanamalarının yönetimi konusunda bazı hususlara dikkat çekildi.
- Bu çalışmada, özellikle sirozlu hastalarda, varisal kanama şüphesi varsa, antibiyotik ve somatostatin analogları verilmesi önerildi.
- Ayrıca, risk stratifikasyon skorlarının kullanılması ve hastaların yüksek riskli olanlarının belirlenmesi önerildi.
Klinik Uygulama Kılavuzları
6 tarafından yapılan bir çalışmada, GI kanamalarında antikoagülan veya antiplatelet ilaçların kullanılması konusunda klinik uygulama kılavuzlarının eksikliği vurgulandı.
- Bu çalışmada, mevcut kılavuzların yetersiz olduğu ve daha spesifik rehberlerin gerekli olduğu belirtildi.