From the Guidelines
C. difficile enfeksiyonu genellikle prokalsitonin seviyelerini önemli ölçüde yükseltmez, bu da onu diğer bakteriyel enfeksiyonlardan ayırmaya yardımcı olur. C. difficile, invazif enfeksiyondan ziyade toksin üretimi yoluyla bağırsak inflamasyonu neden olduğu için, minimal sistemik inflamatuvar yanıt oluşur. C. difficile enfeksiyonunda prokalsitonin seviyeleri genellikle 0.5 ng/mL'nin altında kalırken, diğer bakteriyel enfeksiyonlar genellikle seviyeleri 2 ng/mL'nin üzerine çıkarır. Bu özellik, prokalsitoninin C. difficile ilişkili ishali diğer bakteriyel ishal nedenlerinden veya toksik megakolon gibi ikincil bakteriyel translokasyonun oluşabileceği komplikasyonlardan ayırmada potansiyel olarak yararlı olmasını sağlar. Ancak, C. difficile enfeksiyonu septikya veya eş zamanlı bakteriyel enfeksiyonlar olduğunda prokalsitonin seviyeleri yükselirse, klinikçiler prokalsitonin seviyelerini yalnızca C. difficile enfeksiyonu teşhis veya yönetim kararları için değil, aynı zamanda hastanın tamamlayıcı klinik resmi, semptomları, beyaz kan hücre sayısı ve diğer inflamatuvar belirteçler bağlamında yorumlamalıdır 1.
Aşağıdaki noktalar dikkate alınmalıdır:
- C. difficile enfeksiyonu genellikle sistemik inflamatuvar yanıtları tetiklemez.
- Prokalsitonin seviyeleri C. difficile enfeksiyonunda genellikle düşük kalır.
- Prokalsitonin seviyeleri diğer bakteriyel enfeksiyonlarda daha yüksek olabilir.
- Klinikçiler, prokalsitonin seviyelerini hastanın tamamlayıcı klinik resmi ile birlikte değerlendirmelidir.
From the Research
C. DİFFİCİLE PROKKALSİTONİNİ ÜZERİNE ETKİSİ
C. difficile'in prokalsitonin düzeyleri üzerindeki etkisi hakkında yapılan çalışmaların sonuçları şu şekilde özetlenebilir:
- C. difficile enfeksiyonu, özellikle sağlık kurumlarında ve topluluklarda antibiyotikle ilişkili ishalin önde gelen nedenidir 2.
- C. difficile enfeksiyonunun tedavisi genellikle antibiyotiklerle yapılır, ancak bu tedavi approachları sınırlı olabilir ve mikrobiyota müdahaleleri yeni bir tedavi seçeneği olarak ortaya çıkmaktadır 3.
- Fidaxomicin, C. difficile enfeksiyonunun etkili bir ilk basamak tedavisi olarak kabul edilmektedir, ancak inflamatuvar bağırsak hastalıkları olan hastalarda etkisi iyi çalışılmamıştır 4.
- Oral vancomycin, C. difficile enfeksiyonunun ikincil profilaksisi için kullanılabilecek bir tedavi seçeneği olarak önerilmektedir, ancak uzun vadeli sonuçları ve optimal dozu belirlenmemiştir 5.
- Fidaxomicin ve oral vancomycin arasındaki karşılaştırmalı etkinlik, hastanede yatan hastalarda konkomitan antibiyotiklerle birlikte C. difficile enfeksiyonunun tedavisi için çalışılmıştır 6.
Araştırmalar, C. difficile enfeksiyonunun prokalsitonin düzeyleri üzerindeki etkisine doğrudan odaklanmamıştır. Ancak, C. difficile enfeksiyonunun tedavisi ve profilaksisi hakkında yapılan çalışmalar, bu konuda daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
Örneğin, bazı çalışmalarda C. difficile enfeksiyonunun prokalsitonin düzeylerini artırabileceği önerilmiştir, ancak bu konuda daha fazla veri benötir. Bununla birlikte, C. difficile enfeksiyonunun tedavisi ve profilaksisi hakkında yapılan çalışmalar, bu konuda daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir. C. difficile enfeksiyonunun prokalsitonin düzeyleri üzerindeki etkisi hakkında daha fazla bilgi edinmek için, daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.