Trombositopeni Olan Hastalarda Kaçınılması Gereken Antibiyotikler
Trombositopenisi olan hastalarda öncelikle kaçınılması gereken antibiyotikler heparin (özellikle unfraksiyone heparin), vankomisin, linezolid, rifampin, sülfametoksazol-trimetoprim ve beta-laktam antibiyotiklerdir; bunlar immün aracılı trombositopeni veya trombosit fonksiyon bozukluğuna neden olabilir.
Kesinlikle Kontrendike veya Yüksek Riskli Antibiyotikler
Heparin ve Düşük Molekül Ağırlıklı Heparinler (LMWH)
Heparin-indüklü trombositopeni (HIT) öyküsü olan hastalarda heparin kesinlikle kontrendikedir ve bu durum ciddi trombotik komplikasyonlara yol açabilir 1.
Enoksaparin ve dalteparin gibi LMWH'ler, antiplatelet antikorların varlığında trombositopeni olan hastalarda kullanılmamalıdır 1.
Ciddi trombositopeni (herhangi bir derecede) olan hastalarda LMWH kullanımı aktif monitörizasyon gerektirir ve kanama riski önemli ölçüde artar 1.
Vankomisin
Vankomisin, akut immün aracılı trombositopeniyi tetikleyebilir ve önceden duyarlılaşmış hastalarda 12-15 saat içinde trombosit sayısında dramatik düşüşe neden olabilir 2.
Vankomisin bağımlı IgG ve IgM antiplatelet antikorları gelişebilir ve ilaç kesildiğinde trombosit sayısı genellikle 4 gün içinde normale döner 2.
Yeni başlangıçlı trombositopeni gelişen hospitalize hastalarda vankomisin nadiren düşünülen ancak önemli bir nedendir 2.
Trombosit Fonksiyonunu Bozan Antibiyotikler
Beta-Laktam Antibiyotikler
Piperasilin-tazobaktam ve diğer beta-laktamlar trombosit fonksiyonunu bozabilir ve özellikle önceden var olan hemostatik defektleri olan hastalarda kanama riskini artırır 3.
Beta-laktam antibiyotikleri, özellikle yüksek dozlarda veya uzun süreli kullanımda, trombosit agregasyonunu inhibe edebilir 3.
Kinolonlar (Siprofloksasin)
Siprofloksasin nadiren trombositoza neden olabilir, ancak trombositopenik hastalarda trombosit fonksiyonunu etkileyebilir 4.
Siprofloksasin ve piperasilin-tazobaktam kombinasyonu trombosit sayısında belirgin değişikliklere yol açabilir 4.
Trombosit Sayısına Göre Antibiyotik Yönetimi
Ciddi Trombositopeni (Trombosit < 50 × 10⁹/L)
Trombosit sayısı < 50 × 10⁹/L olan hastalarda tam terapötik antikoagülasyon trombosit transfüzyon desteği olmadan verilmemelidir 1.
Akut kanser ilişkili tromboz ve ciddi trombositopeni (< 50 × 10⁹/L) olan hastalarda, LMWH dozu %50'ye düşürülmeli veya profilaktik doz kullanılmalıdır (trombosit 25-50 × 10⁹/L arasında) 1.
Trombosit sayısı < 25 × 10⁹/L olduğunda antikoagülasyon geçici olarak kesilmelidir 1.
Orta Derecede Trombositopeni (Trombosit 50-150 × 10⁹/L)
Trombosit sayısı ≥ 50 × 10⁹/L olan hastalarda tam terapötik antikoagülasyon trombosit transfüzyonu olmadan verilebilir 1.
Bu grupta antibiyotik seçimi daha esnektir, ancak trombosit fonksiyonunu bozan ajanlardan kaçınılması tercih edilir 3.
Nötropenik Trombositopenik Hastalarda Özel Durumlar
Febril Nötropeni ile Birlikte Trombositopeni
Nötropenik hastalarda pnömoni varlığında vankomisin eklenmesi zorunludur, ancak trombositopeni varsa yakın monitörizasyon gereklidir 5.
Antipsödomonal beta-laktam (sefepim, meropenem, imipenem-silastatin veya piperasilin-tazobaktam) artı vankomisin kombinasyonu standart tedavidir, ancak trombosit sayısı yakından izlenmelidir 5.
Trombosit Transfüzyon Eşikleri
Aktif kanama olan veya trombosit sayısı < 10 × 10³/µL olan hastalarda trombosit transfüzyonu önerilir 6.
İnvaziv işlemler öncesinde trombosit sayısı ≥ 50 × 10³/µL olmalıdır ve bu düzeyi sağlamak için transfüzyon gerekebilir 6.
Kritik Uyarılar ve Kaçınılması Gereken Hatalar
Yeni başlangıçlı trombositopeni gelişen hastalarda ilaç kaynaklı trombositopeni mutlaka düşünülmelidir ve şüpheli antibiyotikler derhal kesilmelidir 2, 6.
Önceden var olan hemostatik defekti olan hastalarda trombosit fonksiyonunu bozan antibiyotikler beklenmedik kanama komplikasyonlarına yol açabilir 3.
Trombosit sayısı < 50 × 10³/µL olan hastalarda travma ilişkili kanamayı önlemek için aktivite kısıtlamaları uygulanmalıdır 6.
HIT öyküsü olan hastalarda tüm heparin preparatları kesinlikle kontrendikedir ve alternatif antikoagülanlar kullanılmalıdır 1.
Vankomisin başlandıktan sonra akut trombositopeni gelişirse, saatler içinde ortaya çıksa bile ilaç kaynaklı immün klirensi ekarte edilmemelidir 2.